Bana o çocukluğumu geri verin..

2010-01-18 16:41:00

  Bana o çocukluğumu geri verin O saf temiz çocuğu Kötülüklerden uzak Kötü insanlardan bir haber olan... Parklarda,Sokaklarda oynayan Bana o çocukluğumu geri verin.. Dertmiş tasaymış Sıkıntı nedir bilmeyen Ağaçlara tırmanan Sokaklarda seksek top oynayan Bacağı yaralandığı için ağlayan Bana o çocukluğumu geri verin.. Oyuncağı için kavga eden çocuk Oyunda mızıkçılık yapan Yaramaz haylaz çocuk Tüm sorumluluklardan habersiz Sadece oyun oynamayı düşünen Bana o çocukluğumu geri verin...   Not: Bu şiiri amatörce yazdım.Az da olsa güzel oldu sanırım... Devamı

Tutsağın Olmazsam..

2010-01-18 15:59:00

  Tutsağın olmazsam senin Bu gece de tüm geceler gibi Kıyısız okyanuslara düşerim Dalgasız denizlere. Tutsağın olmazsam senin Kanayan kanatlarımla Enlemsiz boylamsız gezerim Ülkesiz atlaslarda. Tutsağın olmazsam senin Yaşadığım uçlar arasında Çılgınlığı ararım Sığamam küçük kalıplara. Tutsağın olmazsam senin Çıktığım yazılarda İsmini ve ismimi kazırım Duvarlara yanyana. Tutsağın olmazsam senin Yaşayamam Tutsak et beni Yoksa savaşamam. Devamı

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu

2010-01-03 11:30:00

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer. Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer. O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.... Devamı